Sunday, February 21, 2010

öylesine...

enterasan değil mi zamanın bazen çok hızlı geçiyor gibi olup ta bazen de hiç geçmiyor gibi olması ve bence daha enterasanı şu an düşünüyorum da hızlı geçerken üzülüyorum zaman geçiyor diye ama hızlı geçmesi gereken zaman da bir türlü geçmiyor bitmiyor,
sonuç olarak zaman geçiyor, yine kış bitti yine yaz gelmek üzere, seviyorum bu geçiş mevsimini ne soğuk ne sıcak,etraf kıpır kıpır ama yaşlanıyorum ben mi hayırr yaşlanmak istemiyorum

Monday, February 8, 2010

merak ne güzel şey mereak...

hayallerim vardı, planlara dönüştü, şimdi planlarım var, 1 yıl zaman verdim kendime hem ders çalışmak hem de işte çalışmak para biriktirmek üzere, aslında bir şekilde istediklerime varıyorum yavaş yavaş şimdiye planlarım tuttu.ama bundan sonrası gerçekten çok merak ediyorum kendimi bu ara iyiym iyiym diyorum ama planlarımı düşününce nötrüm, acaba artık eski inancım kalmadı mı. hayır kalmalı olmaı bunlar benim hayallerim ve ben bunu yapmalıyım.
bu ara dinlenme haline verdim kendimi sanırım ondan.şu dinlenme hali geçsin, artık ingilizceye çalışmakla ilk adımı atmalı.

istiyorum istanbula gitmek yüksek lisansımı yapmak istiyorum ve ben bunu gerçekten çok istiyorum. ihtiyacım olansa ingilizce çalışmak ve para biriktirmek, ve şu an bunların yapabilmek için en uygun ortamdayım.biliyorum inanıyorum herşey güzel olacak...

Sunday, February 7, 2010

huzur

bu benim 2inci bloğum ilk bloğuma yazmıyorum artık, yazdıklarım da ne hikmetse hep sıkıcı zamanlarım depresif hallerim, hatta bu yüzdendir yazmaktan sıkılmam:)
ama asıl sıkıcı olan çok büyük dertlerin olmadığını bile bile hep sıkıcısın hep mutsuzsun çok saçma:)

bu bloğa da sıçrattım biraz depresif hallerimden, ama bi yandan da hep mutlu lay lay olamam tabiki de olcak sıkıcı bunalım anlarım olmaması anormal.yaklaşık 5-6 aydır yine bunalımdım yine yine, iş hayatına adım atmış müendizin atraksiyonları şeklinde. Aslında hatırlamak bile istemiyorum ama şu an yazmadan geçmek istemem. İnsan o kadar mı bunalım olur merhaba dediği insana ardından hemen biliyor musun benim iş yerim lanet bir yer nefret ediyorum der, nasıl bu hale gelir hem de tüm okul zamanı çalışma meraklısı olan ben. sevdiğin bir bölümde okumuşsun, okul uzucak uzamıcak derken zamanında okulu bitirmişsin, herkesin krizden bahsettiği bir zamanda çok kısa sürede iş bulmuşsun ama sen çok mutsuzsun,yani şekilde herşey güzel ama ben neden mutsuzummmm diye ağlıyorsun.şu an dışardan bakınca böle olması normal geliyor belki ama içeriği çok enterasan ya. insanın her gün mü anlatcak olumsuz bir olayı olur enterasan. iş yerinde konuşamaz arkadaşlarına mütemadiyen anlatmasına rağmen o da yetmez gibi maille yetişir mi evet bunların hepsini ben yaptım:) o kadar bunalımdım ki görenler beni bilenler anlıyordu zaten, bunun böyle olduğunu bugünlerde daha iyi anlıyorum, şu anki halimle kıyaslayabildiğim için.

off aman ya ben ne anlatacaktım ne yazmaya başladım...
ama yazdığım iyi oldu ki insan kıyaslama yaptıkça elindekilerden mutlu ya da mutsuz oluyor, şu an mutluyum iyiyim huzurluyum hatta bunları söylerken nazar değmesinden korkacak kadar kendmi iyi hissediyorum. Şu an iyi olmamın sebebi belki de daha kötüsünü görmüş olmak.

Öyle ya da böyle ben iyiyim ve bunun tadını çıkarmak istiyorum:)yaşasın haftasonu tatili...